| |
Beraberce bir fuar gezisine çıkalım ister misiniz ? Bu dünyada,
hemen her gün, bir yerlerde belki de birden fazla fuar açılıyor.
Siz bu yazıyı okurken hangi fuar açık olacak bilmiyorum. Ama
bana öyle geliyor ki, ya ziyaretçi olarak ya da iştirakçi olarak
isterseniz hemen şimdi bir fuar tecrübesi yaşayabiliriz.
Niçin Fuar ?
İnsanlar ve firmaların fuarlarla ilgilenmelerinin sebepleri
üzerinde başkaları da kafa yormuştur ama, bunlardan bir tanesi
oturmuş, hiç işi yokmuş gibi başlıca on sebep tespit etmiş ve
yazmış. Paula’ ya göre fuarlar alış potansiyeli yüksek
müşterileri teşhis etmek, yeni mamulleri tanıtmak, satış yapmak
ve müşteri ilişkilerini güçlendirmek için mükemmel birer fırsat.
Büyük ya da küçük her boydan firmaların fuarlara katılmalarını
etkileyen on temel sebep aşağıda bir bir ele alınıyor. Bizden
haber vermesi. (Hatırınız için yazıyorum)
1. Daha fazla kazanç sağlanır. İşletmelerde kazancı artırmanın
yollarından biri aynı işi daha düşük maliyetlere yapmaktır. Bir
firmanın yapacağı en temel iş müşteri bulmak değil miydi ? İşte
fuarlar bu iş için biçilmiş birer kaftan. Giy giyebildiğine. Hem
öyle sıradan değil, nitelikli müşterilere ulaşmanın en etkili
yolu fuarlardır. Bir araştırmaya göre (Exhibit Surverys Inc
yapmış bu araştırmayı), fuarda ulaşılan kişi başına ortalama
maliyet 177 dolar iken bir satış görüşmesinin ortalama maliyeti
295 dolar oluyormuş. (Ulaşılan ziyaretçi başına maliyet
rakamına, stand kirası stand yapım giderleri personel ve seyahat
giderleri gibi harcamalar da dahil. Ziyaret başına ortalama
maliyet ise,doğrudan satış giderleri, ikramiyeler, komisyonlar,
seyahat, konaklama ve ağırlama masrafları dahil.) Yani bir
müşteriye ulaşmak için fuarlar kullanılırsa müşteri başına 118
dolar cepte kalıyor. Az para mı ?
2. Satış hızlanır. ”Tecrübeler gösteriyor ki, ...” diye başlayan
lafları çok duymuşsunuzdur. İşte tam sırası. Tecrübeler
gösteriyor ki, ilk olarak fuarlarda tanışılan muhtemel
müşterilerle sonradan yapılacak görüşmeler, başka yerlerdeki
tanışmalara nazaran daha kısa bir süre içinde satışa
dönüşebiliyor. Rakam mı istiyorsunuz. İşte rakamlar: (Yine
Exhibit Surveys tarafından yapılan) bir araştırmaya göre, fuarda
görüşülen bir müşteri ile işi bağlamak için ortalama olarak 0,8
görüşme yapılması yeterli iken, bir satış ziyareti sonunda
tanışılmış müşteriyle işin bağlanması için ortalama olarak 3,7
ziyaret yapılması gerekiyormuş. Ayrıca, McGraw-Hill Research
Foundation un yaptığı bir araştırmaya göre, bir fuarın ardından
verilen siparişlerin yüzde 54 ü herhangi bir takip gerektirmeden
gerçekleştirilmekteymiş. (Son kelimenin ne kadar ağır olduğu
benimde dikkatimi çekti: Gerçek leş tir il mek te imiş.
Beğenmediyseniz , siz daha hafifini bulun, kullanın.
3. El atılmamış sahalara ulaşılır. Fuarlar çiçeklerin arıları
çağırması gibi, nitelikli ziyaretçiler kadar yepyeni müşteriler
bulmaya da yardımcı olur. (Exhibit Surveys bir araştırma daha
yapmış) fuara gelenlere, daha önceden ilgili firmaların satış
elemanları tarafından ziyaret edilip edilmediklerini sormuş.
Alınan cevaplar, ortalama olarak ziyaretçilerin ancak yüzde 10
unun fuar öncesindeki bir yıllık dönem içinde firma tarafından
ziyaret edildiklerini göstermiş. Demek ki fuardaki
ziyaretçilerin yüzde 90 firma için birer yeni müşteri adayı
oluyor. Ayrıca fuardaki standları ziyaret edenlerin fiili
müşteri olma ihtimalleri de nispeten yüksek bulunmuş. Yine bu
araştırmaya göre, ziyaretçilerin ortalama olarak yüzde 88 i
teşhir edilen malların satın alma kararında etkili kişilermiş.
Ziyaretçilerin yüzde 68 i bir yıllık bir süre içinde teşhir
edilen mal veya hizmetleri satın almayı planladıklarını da bu
vesile ile ifade etmişler. (Bir gırgır: Fuarda o kadar çok cep
telefonu varmış ki her iki kişiye üç cep telefonu düşüyormuş.)
4. Rekabette öne çıkılır. Pazarlamayı, firmaların rekabette
kullandıkları temel araçlar olarak tarif etsek yeridir. İşte bu
açıdan fuarlar güçlü bir rekabet aracı oluyor. Firmalar, fuar
dışında da birbirlerinden farklı ve üstün olmaya çaba
gösterirler. Ancak, fuarlar, firma imajını ve ürünlerini teşhir
etmek suretiyle oralarda da rakip firmalardan farklı ve üstün
olma fırsatı sağlar. İyi eğitilmiş bir fuar ekibiyle, etkili bir
tarzda yürütülen fuar öncesi
ve esnası promosyonlarla göz alıcı stand düzenlemeleriyle ve
fuar sonrası akıllı takiplerle firma, kendisini rakiplerden bu
bakımlardan da daha üstün bir konuma çıkarma imkanı bulabilir.
Ziyaretçiler bir dizi markayı ve firmayı aynı çatı altında bir
arada bulabilme kolaylığından istifade ederler. Bu kolaylık
içinde firma müşterisi gözünde kendisini “yeniden konumlandırma
” imkanı bulabilir. Hangi açıdan üstün ise bunu fuarda ortaya
çıkarabilir.
5. Müşteri ilişkileri sağlamlaştırılır. İstatistikler, yeni bir
müşteri bulmanın mevcut müşteriyi muhafaza etmeye nazaran beş
kat daha yüksek bir maliyeti olduğunu göstermektedir. Bu gerçek
karşısında müşteri ile sağlam ve kesintisiz ilişkiler kurabilmek
önem kazanıyor. Fuarlar firmanın önemli ve kilit müşterilerine
şükranlarını bildirmek, onlarla ilişkilerini güçlendirmek için
ciddi fırsatlar sağlar. Bu müşteriler, ilgileri dolayısıyla
nasıl olsa sizin katıldığınız fuarlara ziyaretçi olarak
geleceklerdir. İşte siz bundan istifade ederek özel ve önemli
müşterilerinize bu ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamaları
hususunda yardımcı olabilirsiniz. Bunlar arasında, fuara özel
taşıma servisleri baş başa yenilen yemekler ücretsiz konaklama
imkanları ,vs. sayıla bilir.
6. Demolar gösteriler yapılır. Her ne satıyorsanız bunun
satışında müşterinizin malı görmesi, dokunması, ellemesi,
koklaması, kullanması, çalıştırması ve bunun gibi bir sürü
yoldan kendisi ile ürün arasında fiziksel bir bağ kurmasının ne
kadar önemli olduğunu zaman zaman işaret etmiştik. İşte bu işler
için fuarlar en uygun mekanlardan birini teşkil eder. Hem
biliyorsunuz, bazı malları demo yapmak için müşterinin yanına
götüremezsiniz. Müşteriyi demo noktasına getirmeniz gerekir.
(Ekmek fabrikası, tabakhane makineleri, dokuma makinesi vs.
gibi). Bu demolar ziyaretçiler ilk elden, olup biteni görme
fırsatı bulurlar.
7. Pazardaki gelişmeler yakından takip edilir. Fuarlar o
sektörde olup bitenleri bir çırpıda, birkaç gün içinde izleme
imkanı verir. Tepe yöneticiler dahil, seçilmiş firma personeli,
gerçek müşterilerle yüz yüze konuşmalar yapma fırsatı bulurlar.
Firmanın değişik fonksiyonlarından yöneticiler aynı standda
müşterilerle bir arada olacaklarından sektörün nabzını tutmaları
kolaylaşır. Firma personeli müşterilerini ve problemlerini daha
yakından tanımak suretiyle, bunlara nasıl çözümler
bulabileceklerini birlikte araştırma fırsatı bulurlar.
8. Rakipler hakkında bilgi alınır. Fuar alanı rakipleri
incelemek için muazzam fırsatlar sunar. Rakiplerin yeni
mamulleri fiyatları ve promosyonları hakkında bu kadar çok
bilgiyi başka nerede bulabilirsiniz ki ? Sadece gözlem yaparak,
kulak kabartarak, biraz dikkat ederek bir sürü değerli bilgiyi,
bir anda öğrenebilirsiniz. Hangi rakiplerin standları kalabalık
? Hangi rakip ne tür müşterileri daha fazla cezbediyor ?
Müşterilere nasıl yaklaşıyorlar ? Ne tip ürünler teşhir
ediyorlar ? Satış için hangi noktalar üzerinde duruyorlar ? vb.
“Peki bunları öğrendik. Ama bu bilgileri nasıl yorumlayacağız”
mı diyorsunuz ? Sorduğunuz soruya bakın !
9. Basın yayın organları ile temas kurulur. Fuarlar bilmem
kaçıncı kuvvet olarak kasılıp duranlar için de çok çekici yerler
olduğundan firma veya ürün olarak basın yayın organlarında yer
alma fırsatlarını da beraberinde getirir. Her firma, fuarla
ilgili haberlere konu olabilmek için ne biçim acayiplikler,
yenilikler düşünür, bir hatırlayın. Bilhassa büyük fuar
organizasyonları basının ilgisini çeker ve fuara katılan
firmalar bundan kendilerine pay çıkarabilirler. Bu maksatla,
basının etkili isimlerini fuar öncesi telefon veya davetiye ile
standınıza çağırmalısınız. İyi bir planlama ve yerinde
gayretlerle, fuarda düzenlenecek basın toplantıları ve diğer
aktivitelerle fuarın etkisi çok geniş kesimlere ulaşabilir.
10. Araştırma yapılır, bilgi alınır. Fuarlar, çok düşük
maliyetlerle çok önemli bilgiler elde edinme fırsatını da
beraberinde getirir. Çok ucuza, Pazar araştırması yapılabilir.
Mesela yeni bir ürün çıkarmayı düşünüyorsanız, ziyaretçilerin
ilgilendikleri malları, hizmetler, fiyatlarını, dağıtım
şekillerini, mamullerin özelliklerini ve faydalarını vs.
araştırabilirsiniz. Hepsini bir anda bir yerde hazır bulmanın
kolaylığını bir düşünün!
İşte böyle; fuarları düşünmemiz için on ayrı sebep Belki sizin
başka gerekçelerinizde vardır. Ama bir noktaya işaret etmeliyiz:
Fuarlar, her zaman ve her durumda firmanızın pazarlama programı
için tek ve belki de en iyi yol olmayabilir. Pazarlama
iletişimi, reklamdan, doğrudan postalamaya: promosyondan halkla
ilişkilere nispeten geniş bir faaliyet yelpazesi halinde ve
belli bir bütünlük içinde kullanılmalıdır. Fuarlar firma için
tek satış kanalı olarak düşünülmemelidir. Panayırlarla fuarlar
birbirine karıştırılmamalıdır. Fuarlar yüz yüze satışın, dağıtım
kanallarının, satış noktalarının yerini alacak bir faaliyet
değildir. Fuarlar olsa olsa bunların etkinliğini artıran daha
verimli ve daha etkili olmalarını kolaylaştıran destek
organizasyonlardır, unutmayalım.
İyi Bir Stand Yapalım !
Fuara katılmanın, fuarda yer almanın “iyi bir şey” olduğunu
anladık diyelim. Şimdi ne yapacağız ? Şimdi yapacağımız tek şey
“iyi bir stand” üretmek olacak. İşte size etkileyici bir stand
için on ufak ipucu: (Bu ay 10 lardan gidiyorum)
1. İyi bir aydınlatma. Standın ilgi çekmesinde ve farkına
varılmasında iyi bir aydınlatma düzeninin büyük önemi vardır.
Aydınlatmanın standın fark edilme derecesini yüzde 30 ila 50
oranında artırdığı araştırmalarla ortaya çıkarılmıştır.
2. Değişik bir yaklaşım. Stand için sıradan olmayan farklı
değişik ve pek görülmemiş bir düzenleme şüphesiz çok ilgi
çekecektir. Standınızın belli bir teması olmalıdır. Firmanın
büyüklüğüne göre de farklılaşma gereği de artar. Ancak küçük bir
firmada kendine göre az yada çok farklı görünmek için değişik
yollar bulabilir.
3. Kolayca tanınmalı. Standa yerleştirilecek ürünler veya diğer
malzemeler ziyaretçilerin hemen algılayacakları ve kolayca
tanıyacakları bir özelliğe sahip olmalıdır. Teşhir edilen ürün
ziyaretçilere bilmece çözdürmemelidir.
4. Ölçülü olmalı. Standdaki her şeyin ölçülü olması gerekir.
(Eskiler ölçülü olmaya tenasüb derlerdi. Yani nispetleri
oranları yerli yerinde demek. Mütenasip bir vücuda sahip
denildiği zaman eni boyuna, kilosu okkasına denk insanlar
anlaşılırdı.) Kullanılan standın büyüklüğüne uygun bir düzenleme
yapılmalı, teşhir edilecek malların büyüklüğü de standın
ölçüleriyle ahenkli olmalı, gözü rahatsız etmemelidir.
5. Pratik olmalı. Standda kullanılacak malzemede teşhir edilecek
malzeme kadar önemlidir. Etrafıyla kolayca uyum sağlayacak
modüler sistemler çok yararlıdır. Bezle örtülmüş masalar ucuz
görünür. Bu işe mahsus kaliteli malzemeler ziyaretçiler üzerinde
müthiş etkili olur.
6. Temiz ve düzenli olmalı. Standın sadeliği kadar, temiz ve
tertipli olmasıda etkileyici olur. O yüzden, sergilenecek
malların sayıca fazla olmaması da yararlı olur.
7. Söz az, anlam çok olmalı. Göze hitap den grafik çalışmalar
da, kelime ve şekilleri nispeten sınırlı tutarak etkilerini
arttırmak mümkündür. Az kelime ile çok şey anlatılabilir. Onun
için “bir resim bin mana” diye boşuna söylememişler. Çok yoğun
veya çok küçük grafiklerin dikkat çekme gücünün zayıflığı kadar,
ilgiyi sürdürmesi ve izleyici üzerinde etkili olması ihtimali de
azdır.
8. Grafik çalışmalar adam boyundan yukarıda olmalı. Daha aşağıda
kalırsa, çok sayıda ziyaretçi geldiğinde önü kapanacağından
diğerleri ne olup bittiğini anlayamaz. (Bizim mezuniyet
töreninde olduğu gibi, basın bir hücum etti, uzakta kalanlar
olup biteni göremediler. “Oturun, kenara çekilin ricaları hiçbir
işe yaramadı.)
9. Renklere dikkat. Kuvvetli, dikkat çekici uzaktan fark
edilecek renkler kullanılmalı. Zemin rengiyle karışıp
kaybolacak, iddiasız renklerden uzak durmalı. Daha önceden de
bir sözümüz vardı, renkler ve pazarlama üzerine yazacaktık. O
sözümüzü unutmadık. Şimdi birkaç kelime ile yine renklerden
bahsedelim. Beyaz, saflık temizlik ve dürüstlük; açık gri,
samimiyet; sarı dikkat çeker, fakat bazılarını öfkelendirebilir,
portakal rengi, ucuzluk ve basitlik; kırmızı, aşk heyecan hız
ama aynı zamanda korku ve tehlike; açık mavi, sadakat güvenlik
sağlamlık; yeşil, çevrecilik finansal konular; kömür grisi,
itimat edilir, serbest fakat modası geçmiş; siyah, güç ve ölüm
gibi kavramlarla ilişkilidir. İşte standınızda hakim olacak
rengi seçerken bunları göz ardı etmemelisiniz.
Renk, gözlere hitap eder. Sesler ve müzik kulaklara ulaşır.
Birde burunları düşünmeli. Uygun kokular seçmek suretiyle
insanların “hava”larını etkilemek mümkün. (Bugün havanızda
mısınız, değil misiniz? Kokular yoluyla satışlar üzerinde alttan
alta (“Saman Altından Yürüyen Sular” başlıklı yazıma bakınız)
etkili olmaya çalışmak aslında yeni bir şey sayılmaz. Perakende
mağazalardan komisyonculara, oradan fuarlara varıncaya kadar bir
etkileme aracı olarak hemen herkes kullanmaya gayret ediyor.
Kapı girişine yerleştirilecek kokulu bir potborinin mağazadaki
satışları artırdığı tecrübeyle sabit. İnanmazsanız, iyi satan
bir markanın mağazasına şöyle bir “burnunuzu sokun”. Bilinçli
olarak seçilmiş ve yerleştirilmiş ne gibi kokular duyacaksınız.
Emlak komisyoncuları vanilya kokusunu kullanmayı tercih
ediyorlarmış. Zira vanilya kokusu insanların “kendilerini evde
hissetmelerine” yardımcı oluyormuş. Eve gelince duyulan o
rahatlama ve gevşeme hissinin pekişmesinde vanilyadan
yararlanılıyormuş. Fuarlarda ziyaretçilerin yani muhtemel
müşterilerin standda daha fazla kalmalarını temin için nane,
narenciye veya çiçek kokularının da etkili olduğu bildiriliyor.
“A Natural History of the Senses” kitabının yazarı Diane
Ackerman , “Kokular, bizim eşyaları ve insanları
değerlendirmemizde önemli roller oynar.” diyor. Fuardaki
standımız da hoş kokularla yapıyor olamaz mı ? İşte kokular ve
çağrıştırdıklarından bazıları; Nane, baharat, narenciye,
uyanıklık, enerji; orman çiçekler ve narenciye, tazelik, dirilik
hissi ve mutluluk ; vanilya ve çikolatalar, rahatlama ve kendini
evde hissetme hissi; çiçek kokuları yüksek düzeyde verimlilik ve
performans; mısır cipsi kokusu ise açlık hissini bastırırmış.
(Kaynak sormaya devam ediyor musunuz ? “Color and Smell: Don’t
Overlook Them In Booth Desing,” Business Marketing, s.4-5)
10. Self – servis değil, Full-servis verilmeli. Fuardaki ve
standdaki her şey ziyaretçileri standa çekmek için kullanılır.
Müşteriler standa geldikten sonra, kendi kendilerine hizmet
etmeleri beklenemez. Stand ziyaretçiye “tam hizmet”
sunabilmelidir. Broşürler, “Buyurun buradan alın” dercesine
oraya buraya saçılmamalı, aksine, çok değerli bir malzeme gibi,
çok kıymetli bir şahsa veriliyormuşçasına, her ziyaretçiye ayrı
ayrı ve “hususi olarak sunulmalıdır”. Standın her şeyi,
standdaki her şey, standdaki herkes, standdaki her fırsat,
ziyaretçi ile temas etmek, onunla ilişkiye geçmek için birer
vesile ve vasıta olarak kullanılmalıdır. Ziyaretçi ile ilişki
kurulmayan standın hiçbir meyvesi olamaz. Zira, fuara
katılmaktan amaç ilişki kurmaktır.
Haydi Müşterileri Kovalım !
Standa müşteri çekmek kadar, bu müşterilerin, hemen fiili hale
getirilebilecek olanlardan seçilmesi de verimlilik üzerinde
müthiş etki yapar. “İyi müşteri adaylarını standa çekebilme
yollarından biri, ilgisiz ve gereksiz insanları standdan uzak
tutmaktır. Nasıl yapacaksınız bunu ? Kapınıza gelen misafiri
nasıl kovamazsanız, standınıza gelen müşteriyi de kovamazsınız.
İşte bu tipleri kovmanıza bile gerek kalmadan kendiliklerinden
çekilip gitmelerini sağlamak zorundasınız. (“Hayır”
diyemeyeceğiniz bir müşteriye “hayır” demek gibi ince bir iş
bu). İşte maliyetimizi artıran insanları küstürmeden standın
uzağında tutmanın değişik yolları:
Tedbir No: 1. Standın zeminini, asıl platformunu yerden 10 cm
kadar yükseltir ve ana zeminden farklı bir renge boyayacak
olursanız, gezintiye çıkmış arzulanmayan müşterilerin standınıza
uğramadıklarını görürsünüz. Denemesi sizden onaylaması bizden.
No: 2. Sergilediğiniz malların koridorun başından bakılınca
görünmemesidir. Böylece ancak ilgililer standa girer ve demonuzu
inceler.
No: 3. Standınızda yerleştirdiğiniz görsel malzemelerin ve
grafiklerin ancak uzman bir müşteri adayı tarafından algılanacak
teknik düzeyde olmasını tavsiye ederiz. “Çok teknik” bir havaya
büründüğünüz zaman, “öylesine gezen müşteri” lerin adeta
kaçtığını, ciddi müşterilerin ise hemen yanınıza geldiğini
hayretle göreceksiniz.
No: 4. Standınızın dışında dağıttığınız bedavaları azaltın,
içeride kullandığınız promosyon malzemelerini çoğaltın
güçlendirin.
No: 5. Son bir çare olarak, hala işin içinden çıkamadıysanız,
standda görev vereceğiniz elemanlarınızın, “müşteri muhtemellik
derecesi” ni ortaya çıkaracak türden doğrudan sorular
sormalarını temin etmelisiniz. “Ne bakmıştınız?” sorusuna,
“Şöyle bir bakmıştım” diyenlere, hala oradan ayrılmadılarsa,
adamlarınız daha ayrıntılı, daha “itici” sorular sorabilirler.
(Bu yazı bol kaynaklı bir yazı olmaya devam ediyor: “Tire-
Kickers” Need Not Bother Stopping”, Business Marketing, June
1995, p.S-6.)
Müşteri size para getirmiyorsa, hiç şüpheniz olmasın, paralar
sizden müşteriye gidiyor demektir. Müşterileri standa çekmek
kadar, gereksiz ziyaretçilerden kurtulmakta önemli. Zira, bir
fuarda en kıymetli varlık zamandır. Fuardaki bir dakikanızın
size kaça mal olduğunu oturup bir hesaplayın. İşte bu
maliyetlerle çalıştığınız bir sırada birisi gelip sizinle
gevezelik etmeye girişiyorsa, elinizi uzatıp ona hemen teşekkür
edin, eline birkaç basit doküman tutuşturun ve hemen bir sonraki
ziyaretçiye “Hoş Geldiniz” demeye girişin. Böylece fuardaki
dakikalarınızla da tasarruf etme ve para kazanma fırsatı
bulursunuz.
|
|